Jeofizik uzmanından Samsun'da yedi ilçeye zemin uyarısı
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Özcan Özen, sıvılaşma ve heyelan riski taşıyan 7 ilçeyi açıkladı. Özen, mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanmadığına dikkat çekerek Deprem Master Planı'nın uygulanması gerektiğini vurguladı.
Samsun'da deprem riski taşıyan bölgeler ve alınması gereken önlemler gündemdeki yerini koruyor. TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Özcan Özen, kentin zemin yapısı ve fay hatlarına uzaklığına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak olası senaryolara karşı uyarılarda bulundu. Özen, riskin sadece fay hattına mesafe ile sınırlı olmadığını, zemin özelliklerinin de kritik önem taşıdığını ifade etti.
Samsungazetesi'nde yayınlanan habere göre, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Ladik, Havza ve Vezirköprü'den geçtiğini hatırlatan Özen, bu hattın Samsun merkeze yaklaşık 50-60 kilometre uzaklıkta olduğunu belirtti. Yapılaşmada zemin yapısı, sıvılaşma ve heyelan tehlikesinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Özen, deprem riskinin bu faktörler bütüncül değerlendirilmeden analiz edilemeyeceğini kaydetti.
Samsun'un kıyıdan iç kesimlere doğru yükselen topoğrafik yapısına dikkat çeken Özen, sahil şeridindeki gevşek zeminlerin yer altı suyu etkisiyle sıvılaşma riski taşıdığını açıkladı. Deprem anında kumlu zeminlerin hareketlenmesinin yapıların batmasına, yana yatmasına veya devrilmesine neden olabileceğini belirten Özen, 'zemin büyütmesi' etkisinin de risk hesaplamalarında göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda sıvılaşma açısından öne çıkan Atakum, Tekkeköy, Terme, Çarşamba, Bafra, Alaçam ve Yakakent ilçelerini tek tek sayan Özen, Bafra'daki geniş ova yapısının da risk oluşturduğunu ifade etti.
Riskin yalnızca kıyı kesimleriyle sınırlı olmadığını vurgulayan Özen, yüksek ve eğimli arazilerde heyelan tehlikesinin bulunduğunu dile getirdi. Özellikle Atakum'un üst kesimleri ile Balaç ve çevresindeki yüksek bölgelerin deprem sırasında tetiklenebilecek heyelanlar açısından riskli olduğunu belirten Özen, 'Heyelan açısından değerlendirdiğimizde ise merkezde Atakum'un üst kesimleri, Balaç tarafları ve yüksek bölgeler riskli alanlar arasında bulunuyor. Buralarda da yapılaşma sorunumuz var' dedi. Karadeniz'de yerleşime uygun alanların kısıtlı olması nedeniyle eğimli bölgelerde yapılaşmanın zorunlu hale geldiğini ancak planlamada zemin koşullarının esas alınması gerektiğini ekledi.
Özcan Özen, Samsun'un Deprem Master Planı'na da değinerek, planın meslek odalarınca hazırlandığını ancak uygulama sürecinin sürekli ertelendiğini aktardı. Depremin sadece yapı güvenliği değil, ekonomik ve sosyolojik boyutlarıyla bir bütün olarak ele alınması gerektiğini savunan Özen, mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanmasının şart olduğunu vurguladı. İmara açılacak bölgelerde yapılaşma öncesi zeminin detaylı incelenmesi gerektiğini belirten Özen, 'Şu anda Samsun'da mikrobölgeleme ve yerleşime uygunluk çalışmaları henüz tamamlanmış değil. Hatta hiçbir ilçede bu çalışmaların yapılmış ve tamamlanmış olduğunu söyleyemiyoruz' ifadelerini kullandı. Özen, bilimsel verilerin imar planlarına temel oluşturması ve aşama aşama hayata geçirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
TürkAta Haber Ajansı
Samsun Gündemi